Devşirme Sistemi


Osmanlı merkez ordusu için çeşitli kavimlerden asker alma. Bazı tarihçiler bunu Osmanlı İmparatorluğunun Hıristiyan uyruklarından canlı olarak aldıkları askerlik vergisi olarak kabul ederler. Bilindiği gibi, bütün Türk devletlerinde hakan (sonraki yüzyıllarda sultan ya da padişah)ın otoritesini pekiştirmek aile ve boy kavgalarında, saltanat savaşlarında hükümdarın güvenini sağlamak, devletin iç ayrılışlarla çökmesini önlemek amacıyla doğrudan doğruya hükümdara bağlı bir merkez ordusu, Kapıkulu “Galâman-ı saray ” kurulması bir ihtiyaçtı. Bu ordu, bütün Türk devletlerinde, savaşlarda tutsak alman kölelere ve hakanın yüksek otoritesine boyun eğen prens ve beylerin, hükümdarların gönderdikleri rehinelere dayatılmıştı. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda da aynı ihtiyaç, aynı ilkelerle sağlanmıştı.
Osmanlı Devleti’nin sınırlarının yüzyıl içinde bir yandan Tuna’ya, bir yandan da Bosna ve Mora’ya kadar yayılması, devletin güvenliği için gereken asker sayısının arttırılmasını zorunlu kılmıştı. Bu ihtiyacı karşılayan, Müslüman Türklerin Hıristiyan çoğunluk karşısındaki nüfus dengesini kısmen koruyan bir uygulama olarak devşirme sistemi, Osmanlı yöneticileri tarafından ortaya konulmuş ve 250 yy başarı ile uygulanmış yepyeni bir buluştur.
Çelebi Mehmed tarafından başlatdan II. Murad zamanında ise kanunlaşan bu sistem, önceleri beylerbeyi, sancakbeyi ve kaddarın sorumluluğu altında, çok çocuklu Hıristiyan aüelerden bir çocuğun alınması şeklinde basit bir işlerliğe sahipti. Sağlanan faydalar ve edinilen tecrübeler sonunda bu kuruluş, Fatih zamanında daha da geliştirildi. Kaç yada nereden, ne şartlarla ne kadar ve nasıl devşirme yapdacağı ayrı ayrı tesbit edildi. XVII. yüzyılda da en olgun bir şeklini aldı. Bu kurallara göre devşirme ihtiyaç oranında 3- 5- 7 yılda bir kez, 8-10-15-18- 20 ve çoğunlukla 14-18 yaşlar arasında Türk, Çingene, Kürt,Acem, Rus, Yahudi, Gürcü olmayan Hıristiyan ailelerden çok çocuklu, soylu kişilerin erkek evlâtlarından gereğine göre, 2000 ile 10.000 kişi olarak toplanırdı. Devşirilenm büyük şehir uşağı olmaması, uşaklık gibi hizmetlerde bulunmamış olması, fiziki yapı bakımından tam ve yakışıklı olması temel ilkelerdendi.
Bazı bölgelere başka hizmetler yüklendiğinden. Bursa, Kartal, Kadıköy vb. devşirme bölgeleri dışında bırakılmıştı.
Devşirme sisteminin bozulması, onun en kusursuz bir kuruluş haline geldiği yıllara rastlar. 1582′de Şehzade Mehmed’in sünnet düğününde bazı hünerler gösteren Hıristiyan sanatçıların çocuklarını, acemi oğlanların arasına katmak istemeleri, yeniçeri ağası Ferhat Ağa (sonra sâdrazam) direndiği ve görevinden çekildiği halde, III. Murad’ın ısrarı üzerine Yusuf Ağa tarafından “ağa çırağı” adı ile alınınca, bu yeni usul bir yol olmuş ve zamanla bu gedikten uygun olmayan pek çok kişi ocağa girmişti, öte yandan yeniçerilerin evlenmelerine izin verildikten sonra bunların erkek çocuklarının kuloğlu adı ile ocağa alınmaları da kadroları doldurduğundan devşirme ihtiyacı azalmıştı. Böyle olmakla birlikte gittikçe seyrekleşe seyrekleşe XVIII. yüzyıkn ilk çeyreğine kadar devşirme sistemi uygulanmıştır.